Kurumsal Analiz Araştırmaları

Kurumsal Algı ve İtibar Araştırmaları

İş paydaşlarının kurumu/firmayı nasıl algıladıklarını, onların gözündeki kurumsal itibarı öğrenmek ve stratejik planlamayı bu doğrultuda biçimlendirmeyi sağlar. İyi bir kurumsal algının bazı getirileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

 

  • Paydaşlar/Müşteriler ürün veya hizmetleri satın almak için daha yüksek bedel öderler.
  • Paydaşlar/Müşteriler, ürün veya hizmetleri başkalarına tavsiye ederler.
  • Personel şirket/kurum başarısı için daha motiveli çalışır.
  • Üstün vasıflı kişiler şirkette/kurumda çalışmak için istek duyar.
  • Kurum/Şirket, yatırımcılar için cazip bir yatırım seçeneği haline gelir.
  • Sektör ortalamasının üzerinde kar elde eder.
  • Kurum/Şirket, projelerde hükümetten daha fazla destek görürsünüz

 

Çalışan Memnuniyeti Araştırması

Yapılan işin kalitesi ve müşteri memnuniyetinin çalışanın iş doyumuyla ilgili olduğu bir gerçektir. ADAMOR, bu tip araştırmalarda çalışan memnuniyetini ölçüp, mevcut durumu ortaya çıkartıp, çalışan beklentileri ve sıkıntılarını ortaya koyarak, verimliliği en yüksek seviyeye çıkarmak amaçlı yol haritaları çizmektedir.

 

İnsan Kaynaklarının Eğitim İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırmaları

Gelişen teknoloji ve müşteri beklentilerinin sürekli farklılaşması çalışanların ve hatta yöneticilerin sahip oldukları bilgi ve becerileri yetersiz hale getirmektedir. Bu nedenle geleneksel olarak kurumlar zaman zaman hizmet içi eğitimler düzenlemektedir. Ancak eğitimlerin yetersiz olduğu veya katılımcıların beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu anlamda kurumunda üst yönetimden uygulamacılara kadar herkesin hangi konularda ve nasıl bir eğitim beklentisi için olduklarını belirlenmesi hizmet içi eğitim çalışmalarının başlamadan önce belirlenmelidir. Böylece etkili ve verimli eğitim aktiviteleri güvence altına alınmaktadır.

 

Hizmet İçi Eğitim Programlarının Geliştirilmesi

ADAMOR öncelikle çalışanların eğitimindeki yeni eğilimlerin farkında olarak doğrudan hizmet içi eğitime farklı bir bakış açısı getirmektedir. Artık belirli zamanlarda yapılan kısa süreli seminer veya kurslar yeterli olmamakta, çalışanların sürekli eğitilmeleri gerekmektedir. Çalışan eğitimler öncelikle yetişkin eğitimi bağlamında sunulmaktadır. Buna ilave olarak bireysel öğrenme farklılıklarına hitap eden eğitim uygulamaları tasarlanmaktadır. Böylelikle hem işveren beklentileri karşılanmakta hem de katılımcıların sıkılmadan öğrenebilecekleri ve beceri geliştirecekleri eğitim aktiviteleri sunulmaktadır.

 

İnsan Kaynaklarının Sosyal ve Psikolojik İhtiyaçlarının Belirlenmesi

Kurumunda görev yapan insan kaynaklarının sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının ve bunların ne düzeyde karşılandığının ne kadar farkındasınız? İnsan kaynaklarının beklenen performansı ortaya koyması için motivasyonunun, iş doyumunun ve kendini kurumuna adanmışlığının yüksek olması gereklidir. İnsan kaynaklarını sadece daha yüksek ücretler veya primler vererek veya terfi ettirerek motive edemezsiniz, zaten bunu her zaman yapmak mümkün de değildir. Bilimsel araştırma sonuçları yukarıda bazıları sıralanan psikolojik ve sosyal etmenlerin çalışan performansını doğrudan etkilediği ortaya koymaktadır. Buna karşılık en motive olduğu ve en doyumlu çalıştığını düşündüğümüz mesleklerdeki dahi sorun olduğu bilimsel araştırma sonuçlarında açık bir şekilde ortaya konmaktadır. Bu sorunların neler olduğunun belirlenmesi gerekli önlemlerin alınmasında size yardımcı olabiliriz.

 

İnsan Kaynaklarının Kişisel ve Mesleki Gelişimi Araştırmaları

İnsan Kaynaklarının kişisel ve mesleki gelişimlerinin sağlanması çalışanın hem görevini daha etkili bir şekilde yerine getirmesini hem performansının daha da artmasını hem de kişisel olarak daha doyumlu çalışmasını sağlamaktadır. Ayrıca çalışanların kişisel ve meselki gelişimlerine önem veren kurumlardaki çalışanların adanmışlık düzeyinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu anlamda çalışanlarınıza ne gibi kişisel ve mesleki gelişim aktiviteleri sunmanız gerektiği konusunda size ve dolayısıyla çalışanlarınıza yardımcı olmak isteriz.

 

Sinerjik Yönetim

Artık bireysel anlamda çalışanlarınızın üst düzeyde performans ortaya koyması da kurumunuz için yeterli olmamaktadır. Çalışanlarınızın ekip halinde etkili bir şekilde çalışması gerekmektedir. Örgütsel zeka gibi kavramlarla ifade edilen ortak akıl günümüzde işletmeniz için doğru işler yapılması için önemli bir enstrüman haline gelmiştir. Bu güçten işletmenizin mahrum kalmaması hayati bir öneme sahiptir.

 

Örgütsel Bağlılığı Artırma

Çalışanlarınızın sadece görev tanımında yazan işleri yapmaları artık işletmenizin başarısı için yeterli değildir. Çalışanlarınızın sizin dahi beklentilerinizin ötesinde performans ortaya koyması gerekir. Çalışanlarınızın sadece aldığı ücretin karşılığı olarak veya görev tanımında yazılı olan şeyleri yapması alanında öncü olmak isteyen bir kurum için yeterli değildir. Bu anlamda çalışanlarınızı kurum vizyonunuz, sosyal sorumluluklarınız ve çalışanlarınıza ve müşterilerinize verdiğiniz değer konusunda bilinçlendirerek kuruma adanmışlığının artmasını sağlayabilirsiniz.

 

İşyerinde Çatışma Yönetimi

Kurumlarda, kişiler arası ve gruplar arası çatışma kaçınılmaz bir durumdur. Bu nedenle kurumları çatışmanın olmadığı bir ortam haline getirmek değil, çatışmalarını kurum amaçları doğrultusunda en etkili şekilde yönetilmesi gereklidir. Çatışma genellikle olumsuz ve istenmeyen bir durum olarak algılanmakla birlikte günümüzde kurumsal ve/veya kişisel gelişimin önemli bir aracı ve kaynağı olarak görülmektedir. Çatışmanın nedenlerini ve nasıl meydana geldiğini ortaya çıkarmak, hem gruplar arası hem de kişiler arası dinamikleri ortaya çıkarmak açısından gereklidir. Böylelikle çatışma yönetimi yöneticilere etkin yönetim; diğer bir değişle kurumsal hedeflere ulaşma, çalışanlara ise kişisel gelişim sahalarının kapılarını açmada önemli bir anahtar sunmaktadır.

 

Değişime Direnmenin Engellenmesi

Değişime direnç, statükoyu korumaya hizmet eden her türlü davranıştır. Değişime direnç, kendini yetersiz görme, gönülsüzlük, çıkar veya gelir kaybına uğrama gibi durumlar söz konusu olduğunda ortaya çıkmaktadır. Ancak günümüzdeki hızlı değişim ortamında hiçbir kurum değişmeden varlığını sürdürebilme olanağına sahip değildir. Bu nedenle çalışanların değişime direnmesinin önüne geçilmesi onların değişim yönünde ikna edilmesi gereklidir.

Date: